Buradasınız: Azbuz --> Hayata güzel bakanların uğrak yeri --> SU GİBİ OL
24 Şubat 2012, Cuma
   
<< ANA SAYFA
 
 
 | 
SU GİBİ OL
Kategori: Kültür - Sanat > Edebiyat > Deneme
              Eğitim > Kişisel Gelişim
SU GİBİ OL…
 
Şimdi  sen "su" olduğunu düşün.
Su  kadar özel, su kadar faydalı ve
Su  kadar çok, tükenmez...
 
İnanıyorum  ki gerçekten de öylesin.
 
Ama  ister çeşmelerden dökül,
İster  göklerden yağ, ister nehirler dolusu ak;
Dibi  olmayan bir kovayı dolduramazsın.
Yani  seni dinlemeyenlere sesini duyuramazsın...
 
Unutma;
Daha  çok bağırdığında daha çok dinlenmezsin...
Gürültünün  parçası olursun sadece!..
 
Suyun  yanında olanlar suyu en az içenlerdir.
Çünkü  "su nasılsa burada, Lüzum  yok ki suyu kana kana içmeye" diye  düşünürler...
Aynen,  sesini sürekli duyanların seni dinlemedikleri gibi!
 
Ormandaki  hiç bir hayvan, 
Irmağın  gürültüler koparan yerinden su içmeye çalışmadı şimdiye  kadar. 
Hepsi, hep  sabahın en sakin anını bekledi;
Suyun  durgun yerlerini bulabilmek için.
Gittiler  ve sakin sakin ihtiyaçlarını giderdiler;
Onlar  için en uygun olan, kendi istedikleri zamanda...
 
Sen,  hep bir su olduğunu düşün.
Su  gibi güzel, su gibi yararlı, su gibi vazgeçilmez...
Ve  su gibi hayat kaynağı olduğunu düşün.
 
Ama  su gibi yaşatıcı ol;
Su  gibi yıkıcı, sürükleyici ve öldürücü değil!..
 
Sen  bir su ol...
Ama  rahmet ol; Afet değil!
 
Su  isen tarlalarını basma insanların,
Yuvalarını  yıkma, ocaklarını söndürme;
Sana  "felaket" denmesin!
 
Su  isen bir bardağa sığabil ki;
Damarlara  giresin!..
 
Su;
Yüce  Mevla'nın insanlar için yarattığı en  büyük nimetlerden biri...
 
Ve  suya benzediğini unutma.
Su  gibi özel, su gibi güzel, su gibi faydalı,
Su  gibi lüzumlu ve
Su  gibi bitmez tükenmez olduğunu da unutma.
 
Ayrıca  su gibi sakin olabileceğin gibi,
Su  gibi de "kıyametler" koparıcı olabileceğini unutma...
 
Unutma;
Senin  işin rahmet olmak, afet değil!
 
Vadiler  varken önünde ve
Ovalar  varken, yayılabileceğin;
Küçük  ırmaklara ayırabiliyorsan kendini ve
Bardaklara  bölebiliyorsan, hayat verirsin çevrene.
Ve  yaşayabilirsin
Dünya  dönmesine devam ettiği müddetçe.
 
Yoksa  hep duyulmayan, dinlenmeyen;
Korkulan  ve kaçılan olursun
Seller,  afetler gibi.
 
Tercih  elindeydi hep ve
Hep  de "senin" ellerinde olacak...
 
Ya  tutmayı öğreneceksin dilini veya
Hiç  durmadan konuştuğun için,
Sadece  bomboş ve anlamsız sesler çıkartan
Birisi  olduğunu zannettireceksin çevrendeki insanlara!
Ama  yapman gereken şu, değil mi;?
Düşüneceksin  ne zaman ne söyleyeceğini.
Düşüneceksin  kimin dinleyip dinlemediğini,
Kimin  anlayıp anlamadığını.
Düşüneceksin  anlatmak istediklerinin
Ne  kadarını anlatabildiğini...
Hatta  anlayanların anladıklarının da
Senin  anlattıklarının ne kadarı olduğunu düşüneceksin...
 
Ve  konuşmak için en uygun zamanı bekleyecek
 En  az ama en uygun kelimeleri seçmeye çalışacaksın...
 
Ahmak  olmayan yolcuların,
Önceden  aldıkları biletleri ceplerinde olduğu halde,
Saatlerini  kontrol ederek, vakit yaklaştığında,
Vapurun  kalkacağı iskelede hazır olmaları gibi,
Sen  de fikrini bildireceğin kişinin
"kıyıya  yanaşmasını" bekleyeceksin!..
 
Demeyeceksin;
"Ben  canım isteyince giderim iskeleye,
vapur  da o saniyede gelmek zorunda!.."
 
Demeyeceksin;
"Ben  aklıma geleni aklıma geldiği biçimde söylerim.
Karşımdaki  de değil duymak, değil  dinlemek,
anlattığımdan  bile fazlasını anlamak zorunda!.."
 
Keşke  öyle olsaydı.
Keşke  haklı olsaydın, ama maalesef değil...
 
Ağzını  açıp "Şelaleden dökülen suyu"
içmeye  çalışan bir tavşan gördün mü hiç?..
Veya  önüne çıkan ağaçları dahi sürükleyen bir selde
Susuzluk  gidermeye uğraşan bir ceylan gördün mü?
 
 
Kaplanlar  bile içebilmek için suyun durulmasını bekler;
Beyni  olan her yaratık gibi!
 
Hadi...
 
Sen  şimdi "su olduğunu" düşün ve
Kendini  "su gibi" hisset...
 
Su  gibi özel,
Su  gibi güzel,
Su  gibi berrak,
Su  gibi yararlı...
Su  gibi hayat kaynağı ve
Su  gibi bitmez tükenmez olduğunu hatırla...
 
Ama  yine su gibi
"bir  küçük bardağın içine" sığdır ki kendini;
Girebilmeyi  öğren insanların damarlarına
 
Hayat  ver..
 

Vazgeçilmez  ol!

Bu yazı 13/02/2008 tarihinde yayınlandı. 21 defa görüntülendi.

sdogmus tarafından gönderilen tüm yazılar »

 

yazının puanı: 0.0 (0 kişi)  

Paylaş:

E-posta ile gönder:


SİTE SAHİBİ
sdogmus


39
İstanbul
Şikayet Et
 
Bu sitede Tüm Azbuz'da
 
->>YAZI GÖNDERİN

SİTE ETİKETLERİ
 
SİTE KATEGORİSİ
Gezi ve Mekân
 
GİRİŞ:
E-posta:
Şifre:
Beni Hatırla
 unuttum
OYLAMA

Bu siteye oylama eklenmemiş.

rss link
 
ADnet Reklamları
 
Kişisel Gelişim | Şiir | Kitap | Sanat | Teknoloji | Hayata güzel bakanların uğrak yeri Ana Sayfa | Forumlar | RSS
© 2006 Azbuz.com. Her hakkı saklıdır. Blog tutmak ve site yapmak için Türkiye'de bir numara.